Page 97 - Mustafa Baş KUR’AN-I KERİM’İN MADDİ VARLIĞI
P. 97

96              KUR’AN-I KERİM’İN MADDİ VARLIĞI

                                                       ِ ٓ
                                                        ۬
         bağlamında kullanılmaktadır: ةٍرجْ َ فَْلَا ةٍر َ فَكُْلَا مْـَٔهَ كَئَٰلَوَُا/İşte bunlar
                                                      َ
                                               َ
                                      ُ
                                            ُ
                                                   ُ
                                       َ َ
                                                  ُ
                                             َ
                                    76
         inkârcılardır, günahkârlardır.
             Bazen de kalpten olmasa da küfrü izhar etmeye de bu fiil
                                                    � ِ
                                               ِ � ِ
                              ِ
                                                          ِ ِ
                          �
         kullanılmıştır: ِ نِامْيُ ْ لاَّاِبِ نئَمْْطَمِ هِبَْلَِقَوَ هُِركُِا نمِ  َ لاَّا هِنْامْيُا دَعِبِ نمِ  � للّهاِبِ ر َ فَكِ نمِ
                                         ْ
                                                                َ
                                                ٓ
                        َ    ٌ َ ُ ُ ُ َ َ  ْ َ   َ   ْ َ ْ    َ  ْ َ
                            ِ
                        ِ
                                                            ِ
           �
         مْيِّظَعِ بٌا َ ذِعِ مْهَُلَوَ ۚ � للّها نمِ بَضَغَ مِْهُيَِّلِعِ َ فَ ًارَّدَصَ ِر ْ فَكُْلَاِبِ حِر َ شْ نمِ نكُٰلَوَ /Kim
                                َ َ
                                               ُ
                                          ْ
         ٌ  َ ٌ  َ  ْ ُ َ  َ  ٌ    ْ ْ َ    َ      َ َ  ْ َ ْ  َ
         iman ettikten sonra Allah’ı inkâra saparsa -kalbi imanla dolu ol-
         duğu halde baskı altında kalanın durumu müstesna olmak üzere-
         kim kalbini inkâra açarsa işte Allah’ın gazabı bunlaradır; bunlar
         için çok büyük bir azap vardır.”   77
                   k
              ةٍرَّا َ فَكُلَا  elimesi ise yemin, öldürme veya zıhar gibi günahla-
                َ
             ُ
              َ
         rı örten bir olgu olarak Kur’ân’da zikredilmektedir:
                                                          �
                     ِ
                                            ِ
               َ نُِذَُ ْ لاَّاوَ فِنَْ ْ لاَّاِبِ  َ فِنَْ ْ لاَّاوَ  ِ نيِّعِْلَاِبِ نيِّعِْلَاوَ ۙسَ ْ فَنَلَاِبِ سَ ْ فَنَلَا نَِا اهُيِّفَ مِْهُيَِّلِعِ انَبَتَكِوَ
                           ْ
                                                        ٓ
                                                     َ
                     ْ
                  َ           َ  ْ َ  َ ْ َ َ  َ  َ َ    َ  ْ ْ  َ َ َ َ
                                                                  ْ َ
                                                        ِ
                                             ِ
                                                             ِ
                              �
                    �
         مْكُحَيُ مَْلَ نمِوَ هَِلَ ةٍرَّا َ فَكِ وهُ َ فَ هِِبِ  َ قَدَصَتِ نمْ َ فَ �صُاصَقَ حِوَرجْْلَاوَ  ِ ۙنسَلَاِبِ نسَلَاوَ  ِ نُِذَُ ْ لاَّاِبِ
                         َ
                      ٌ
          ُ
                                 َ
         ْ ْ َ ْ ْ َ َ ُ  َ  َ ُ   َ  َ ْ َ  ٌ  َ  َ  ُ ُ  َ � �  َ � َ
            ِ
                     ِ ٓ
                      ۬
         َ نِومْلَاَظَلَا مْهَ كَئَٰلَوَُا َ فَ  � للّها  َ لٍزَنَْا امِْبِ / Tevrat’ta İsrâiloğulları’na, “Cana can,
                 ُ َ
                            َ ْ ٓ
                        ُ
                ُ
                               َ
           ُ
         göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş... ve yaralamalara
         da birbirine kısas vardır. Kim kısası bağışlarsa bu kendisi için bir
         kefâret olur. Ve her kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte on-
                                               78
         lar zalimlerin ta kendileridir” diye yazdık. ”
             Ezherî küfür kelimesinin ıstılahi olarak 4 farklı manaya
         geldiğini belirterek onları şu şekilde açıklamıştır:
             1.1-Küfr-ü inkâr
             Kalp ve dil ile Allah’ı inkâr etmektir. Bu tür kişiler tevhidden
         kendilerine anlatılan az bir manayı bile kavrayamamışlardır.
         76  Abese, 80/42.
         77  Nahl, 16/106; İbn Dureyd, Cemheratu’l-luğa, 2/786.
         78  Maide, 5/45.
   92   93   94   95   96   97   98   99   100   101   102