Page 291 - islam
P. 291
266 Prof. Dr. Mustafa ERDEM
nenleri sevmez.” (Nisâ, 4/36. Ayrıca bk. Bakara, 2/177; Nahl,
16/90; İsrâ, 17/26; Rûm, 30/38). Sonra kademeli olarak di-
ğerleri sıralanmıştır.
Hz. Peygamber’den nakledilen şu hadisler akraba ile ilişkile-
rin önemini bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır: Öncelikle
kimlere iyilik etmesi gerektiğini soran birisine Hz. Peygamber
şu cevabı verir: “Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşi-
ne, bunlardan sonra gelen yakınlarına, sende hakkı bulunan ve
ziyareti şart olan kimselere…” (Ebû Dâvûd, Edeb, 119, 120).
Yukarıdaki rivayete benzer şekilde bir adam Peygamber’imi-
ze (sav) gelerek; “Ya Resûlallah! Beni cennete sokacak bir iba-
det söyler misiniz?” dedi. Bunun üzerine Peygamber’imiz ona
“Allah’a ibadet eder, ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı
kılar, zekâtı verir ve sılayırahim (akrabayı gözetmek) edersin.”
buyurmuştur (Buhârî, Zekât, 1).
Komşuluk ilişkileri İslam ahlakı ve Türk kültüründe çok önem-
lidir. Komşular bazen akrabadan bile yakın olurlar. Sıkıntılı
zamanlarda ilk yardım onlardan istenir, sevinçli zamanlarda
mutluluk önce onlarla paylaşılır. Her ne kadar arada kan bağı
olmasa da onlar ailenin doğal bir üyesi konumunda olurlar.
Dolayısıyla aile bireylerine gösterilen sevgi ve yardımlaşma-
nın benzeri komşularla yapılmalıdır. Onların dertleriyle ya-
kından ilgilenilmeli, acı ve sevinçleri paylaşılmalıdır.
Türk kültüründe hâlâ canlılığını koruyan “Komşu komşunun
külüne muhtaçtır.” atasözü, komşular arasındaki ilişkilerin
düzeyini göstermesi bakımından çok anlamlıdır. İslam dini
de Müslümanlara komşu haklarının gözetilmesi konusunda
önemli sorumluluklar yüklemiştir. Komşuları üzecek, rahat-
sız edecek her türlü davranış günah kapsamında değerlendi-
rilmiştir.
Hz. Peygamber komşularla ilişkileri inanç esaslarıyla alaka-
landırarak konunun önemini şöyle vurgulamıştır: “Allah’a

